|
SOSYAL VE
EKONOMİK
GÖSTERGELER
2.1. ÜLKE
KİMLİĞİ
Devletin
Adı
:
Türkmenistan
Başkenti
:
Aşkabat
Yönetim
Biçimi
:
Başkanlık
Sistemi
Resmi
Dili
:
Türkmence
Dini
:
İslam
Para Birimi
: Manat (TMM)
Üyesi olduğu
uluslararası
kuruluşlar
:
BM, AGİT, IMF
Yıllık Ortalama
Döviz Kuru (Bir
dolar
karşılığı): 1 USD=5.200 manat (1998’den bu güne resmi sabit kur) 1
USD=23.700 manat
(serbest piyasa
2006 yılı
ortalaması)
Yüzölçümü
:
488.100 km²
Nüfus
: 6.746.500
(2005, resmi)
Kadın
:
3.393.500
Erkek
:
3.353.000
Yıllık nüfus
artışı
(%)
:
%3 (2005)
Nüfus Yoğunluğu
(km²/kişi)
: 13,82 kişi/km²
Mesai Saatleri
ve
Günleri
:
Pazartesi, Salı,
Çarşamba,
Perşembe, Cuma
09:00-18:00
(bazı devlet
daireleri
Cumartesi
günleri öğlene
kadar da
çalışmaktadır)
Vilayetler (ve
Başkentleri)
:
Ahal (Aşkabat),
Balkan (Balkanabat),
Daşoğuz (Daşoğuz),
Lebap (Türkmenabat),
Mari (Mari)
Türkiye ile Saat
Farkı
:
Yaz saati+2 saat, Kış saati+3 Saat
Haftalık Çalışma
Saati
(Ortalama)
:
40 saat
Resmi Tatil
Günleri
:
Tablo-1 (Resmi
Tatil ve Bayram
Günleri)
|
1 Ocak |
Yeni Yıl
Bayramı |
|
12 Ocak |
Rus
İşgaline
Karşı
Direnenleri
Anma
Günü |
|
19 Şubat |
Bayrak
Bayramı
ve
Devlet
Başkanı’nın
Doğum
Günü |
|
20-22
Mart |
Milli
Bahar
Bayramı
(Nevruz
Bayramı) |
|
8 Mayıs |
2. Dünya
Savaşında
Şehit
Olanları
Anma
Günü
|
|
9 Mayıs |
Zafer
Bayramı |
|
18 Mayıs |
Kalkınma,
Milli
Birlik
ve Şiir
Günü |
|
6 Ekim |
Aşkabat
Depreminde
Ölenleri
Anma
Günü |
|
27-28
Ekim |
Bağımsızlık
Bayramı |
|
12
Aralık |
Tarafsızlık
Bayramı |
|
Not: |
Ramazan
ve
Kurban
Bayramı
tarihleri
ve
süreleri
Hükümet
kararı
ile
belirlenir |
Uluslararası
Telefon Kodu
:
+993
4-GENEL EKONOMİK
DURUMU
4.1.GENEL
DURUM
4.1.1.
Genel
Ekonomik Yapı
SSCB döneminde
diğer Orta Asya
Cumhuriyetleri
gibi
Türkmenistan'ın
ekonomik yapısı
da, SSCB
döneminin
ekonomik
ihtisaslaşma
politikaları
gereğince
işlenmemiş tarım
ürünleri ile
pamuk sağlama ve
elde edilen
hammaddeleri
Rusya’ya
aktarmak üzere
şekillendirilmiştir.
Ekonominin
hammadde üretimi
üzerinde
yoğunlaşması ve
bu hammaddelerin
diğer
Cumhuriyetlerdeki
sanayilerde
kullanılması
diğer
sektörlerin geri
kalmasına neden
olmuş ve bunun
sonucunda
Türkmenistan,
SSCB döneminde
en geri kalan ve
fert başına
milli geliri en
düşük
cumhuriyetlerden
biri olmuştur.
Bağımsızlıktan
hemen sonraki
dönemde ise
Türkmenistan
tarafından
izlenen ekonomik
strateji, büyük
ölçüde dış
piyasalardan
borçlanarak,
enerji
sektörünün
geliştirilmesi
ve yenileştirmek
için yatırım
yapılması, yine
borçlanarak elde
edilen
kaynakların
tarımsal sanayi
sektörünün
geliştirilmesinde
kullanılması
olarak
özetlenebilir.
İzlenen bu
strateji ile
petrol ve gaz
arzı ile pamuk
ve tahıl üretimi
arttırılmıştır.
Ülkede gayri
safi milli
hasıla 2005
yılında 120
trilyon manat
(resmi kura göre
yaklaşık 23
milyar USD)
olmuştur.
GSMH’da bir
önceki yıla
oranla resmi
verilere göre
%20,7'lik bir
artış
gözlenmektedir
(IMF verilerine
göre %7). Resmi
açıklama
yapılmamasına
rağmen, 2006
yılı için
büyümenin %6,
enflasyon
oranının ise
%11,5 civarında
olduğu tahmin
edilmektedir.
(IMF, EIU, EBRD)
Toplam
işgücünün
yaklaşık
yarısının
istihdam
edildiği tarım
sektöründe,
üretimin
%83,2’si özel
sektör
tarafından
gerçekleştirilmektedir.
2006 yılında
(resmi verilere
göre) 825 bin
ton pamuk
üretimi
gerçekleştirilerek
bir önceki yıla
oranla %12 artış
sağlanmıştır.
Biri gıda
politikası
bağlamında temel
gıda
niteliğinde,
diğeri ise son
yıllarda gelişen
ülke tekstil
sektörüne ham
madde
sağladığından,
özellikle buğday
ve pamuk
üretimine büyük
önem verilmekte
ve durum bizzat
Devlet
Başkanı’nca
takip
edilmektedir.
Bağımsızlığın
kazanılmasından
sonra piyasa
ekonomisine
geçiş sürecinde
gerçekleştirilmesi
gereken
özelleştirme
faaliyetleri
aradan 15 yıl
geçmesine rağmen
çok yavaş
ilerleme
kaydetmektedir.
Orta ve büyük
ölçekli
kuruluşların
özelleştirilmesini
hızlandırmak,
yabancı
yatırımcıyı
çekmek için
Türkmenlerle
aynı hakları
sağlamak üzere
1997 yılında
yeni yasal
düzenlemelere
gidilerek Devlet
Başkanına bağlı
Yabancı
Yatırımlar
Ajansı kurulmuş,
1998 Ocak ayında
Ajansın içinde
Özelleştirme
Merkezi
oluşturulmuştur.
Bütün bu
çabalara rağmen
özelleştirilecek
kuruluşların
eski teknolojiye
sahip olması ve
satış için
saptanan
başlangıç
fiyatlarının çok
yüksek tutulması
nedenleriyle
istenilen sonuca
ulaşılamamıştır.
2001 yılından
itibaren
özelleştirme
sorumluluğu
Ekonomi ve
Maliye
Bakanlığına
geçtiğinden bu
yana
özelleştirme
amaçlı bir satış
yapılmamıştır.
Önemli
işletmelerde
devletin
ortaklık payı
%50 olarak devam
etmektedir.
Ticaret ve
hizmet
sektöründe
faaliyet
gösteren
tesislerin ise
genellikle
Belediyelere ait
olduğu
görülmektedir.
(Not: Türkmenistan’da çoğu zaman istatistiki bilgilere ulaşmak
mümkün
olmamaktadır.
Resmi olarak
yayımlanan
kısıtlı
konulardaki
istatistiki
bilgilerin ise
çoğu zaman
abartılı olduğu
ve ülkenin
gerçeğini
yansıtmadığı tüm
uluslararası
kuruluşlar
tarafından da
belirtilmektedir.
Bu nedenle,
uluslararası
örgütler
tarafından
Türkmenistan
hakkında
yayınlanan
istatistikler
dahi tahminlere
dayanmaktadır.)
4.1.2.
Kalkınma
Planları
2000-2010
dönemini
kapsayan Sovyet
tarzı bir
“Sosyal ve
Ekonomik Dönüşüm
Stratejisi”
uygulamakta olan
Türkmenistan,
2003 yılında bu
stratejiye 2020
yılına kadar
olan dönemi de
içine alan yeni
bir uzun vadeli
kalkınma
programını
eklemiştir. Bu
stratejiye göre
ithal ikamesine
dayalı ve belli
sektörler için
yüksek üretim
hedeflerinin
konulduğu bir
plan
benimsenmiştir.
Bununla birlikte
yapıcı
reformların
yetersizliği ve
ülkedeki siyasi
durum nedeniyle
ülkeye giren
yabancı yatırım
da kısıtlı
seviyelerde
kalmıştır.
Sözkonusu
kalkınma planına
göre 2010 yılına
kadar
Türkmenistan’da
yapılması
planlanan
yatırımların
listesi
(Ek-1)’de
verilmiştir.
4.2.TARIM
VE HAYVANCILIK
Türkmenistan,
Sovyetler
Birliği’nden
kollektif
çiftlik
sistemini
devralmış ve
bugüne kadar
yapılan
reformlar asgari
düzeyde
kalmıştır.
Devlet halen
tarım
ürünlerinin
dağıtımını ve
pazarlamasını
kontrol
etmektedir.
Ülkenin en büyük
gelir
kaynaklarından
olan pamuk
ihracatı da
Tarım
Bakanlığı’nın
tekeli
altındadır.
Bununla birlikte
ülke
topraklarının
kalitesinin
düşük olması,
sulama
sistemlerinin
yetersizliği ve
ülkenin
ikliminin tarıma
elverişli
olmaması tarım
sektörünün
gelşmesini
engelleyen diğer
faktörlerdir.
Ülkedeki tarım
alanlarının
yarısından
fazlasında pamuk
yetiştirilmektedir.
Türkmenistan,
Orta Asya’da
Özbekistan’dan
sonra ikinci
önemli pamuk
üreticisidir.
Dünya
sıralamasında
14’üncü üretici
olan ülkenin
pamuk üretimi
toplam tarım
sektörünün
%70’ini
oluşturmaktadır.
Pamuk üretimi
devlet
tarafından
sübvanse
edilmekte ve
üreticinin
tohum, gübre ve
makine
giderlerinin
%50’si devlet
tarafından
karşılanmaktadır.
Buna karşılık
üreticiler,
topladıkları
pamukları
devlete belli
bir fiyattan
satmak
zorundadırlar.
Ekonomik plana
göre 2020 yılına
gelindiğinde
tahıl üretiminin
2000 yılına göre
3 kat, pamuk
üretiminin ise 5
kat artması
planlanmaktadır.
Bu amaç
doğrultusunda
zirai makineler
yenilenmekte ve
girdilerin
kalitesi
yükseltilmektedir.
Türkmenistan’da
üretilen diğer
önemli ürünleri
buğday, arpa,
mısır, çeltik,
susam, kavun,
karpuz, üzüm ve
meyan köküdür.
Tablo-4 (Başlıca
Tarim Ürünleri
Üretimi)
|
Ürünler
(ton) |
2003 |
2004 |
2005 |
2006 |
|
Buğday |
2.535.500 |
2.844.100 |
3.111.100 |
- |
|
Pamuk |
713.700 |
731.000 |
737.000 |
825.000 |
|
Üzüm |
246.000 |
276.200 |
323.000 |
- |
Kaynak:
Türkmenistan
Milli İstatistik
Enstitüsü
4.3
SANAYİ
Türkmenistan’a
Sovyetler
Birliği’nden
önemli bir
sanayi altyapısı
kalmamıştır.
1970’lerden
itibaren
Moskova,
Türkmenistan’da
sadece petrol ve
doğalgaz ile
pamuk işleme
alanlarında
yatırımlar
yapmış ve bu
nedenle sanayi
altyapısı bu
sektörler ile
kısıtlı
kalmıştır.
Bağımsızlıktan
sonra
Türkmenistan’da
sanayinin
ağırlığı enerji
sektörüne
kaymışsa da,
pamuk işlemesi
ekonomi
içerisindeki
önemini
korumaktadır.
Üretilen pamuk,
büyük ölçüde
ülke içerisinde
işlenmektedir.
Ülkenin tekstil
altyapısı büyük
ölçüde Türk
yatırımları ile
gerçekleştirilmiştir.
Aynı şekilde son
yıllarda
çimento, gübre,
plastik boru
gibi ülkenin
ihtiyacı olan
malları üreten
tesisler birer
birer açılmaya
başlanmıştır.
4.1.
ULAŞTIRMA
VE
TELEKOMÜNİKASYON
Ülkede genel
olarak
ulaştırmada
benzinin
ucuzluğunun da
etkisi ile
karayolu tercih
edilmektedir.
Karayolu ağı
yaygın olmakla
beraber, altyapı
eksiklikleri
mevcuttur.
Ayrıca, 1000
km.’si son 15
yılda yapılmış
olan toplam 3000
km.’lik
demiryolu ağı
ülkenin büyük
şehirlerini
birbirine
bağlamakta ve
genellikle yük
taşımacılığında
kullanılmaktadır.
90’lı yıllarda
demiryolunun
İran’a da
bağlanması ile
İstanbul-Beijing
arasında
kesintisiz bir
tren hattı
kurulmuş olsa
da, Türkmenistan
ile İran
arasındaki hat
aktif olarak
kullanılmamaktadır.
Modern bir filo
ile donatılmış
olan
Türkmenistan
Havayolları, iç
hatlarda çok
düşük ücretler
ile tüm şehirler
arası uçuşlar
düzenlemektedir.
Ayrıca, birçok
önemli
uluslararası
noktaya da
uçuşlar
mevcuttur.
Ülkede telefon
altyapısı, eski
teknoloji
olmasına rağmen
yeterlidir.
Şehiriçi
görüşmeler
ücretsiz olup,
diğer hizmetler
ise oldukça
ucuzdur. Ancak
ülkede internet
hizmeti çok
kısıtlı bir
kitleye
verilmekte olup,
halkın internete
erişimi hemen
hemen
imkansızdır.
Yeni Başkan’ın
seçilmeden
önceki
vaatlerinden
birisi interneti
yaygınlaştırmak
olmakla beraber,
bu belli başlı
şehirlerde
açılan birkaç
internet-kafeden
öteye
gidememiştir.
Verilen internet
hizmeti sadece
dial-up olup,
yetersizdir.
Ülkede en önemli
kuruluşların
bile web sitesi
bulunmamakta, ya
da
güncellenmemektedir.
Ülkede biri
devlete ait 3
mobil telefon
şirketi
(diğerleri Rus
ve Çin
firmalarıdır)
faaliyette olup,
kapsama alanı
sadece belli
başlı şehirler
ile
kısıtlıdır.
4.2.
TİCARET
VE HİZMETLER
Bankacılık
sektörü,
Türkmenistan’da
oldukça zayıf
kalmaktadır.
Sektör eski
Sovyet
sisteminin
karakteristiklerini
taşımakta ve
yukarıdan
kontrol edilmeye
devam
etmektedir.
Kredilerin
tamamına yakını
kamu sektörüne
gitmekte olup,
özel sektöre
mali aracılık
minimum
düzeydedir.
Küçük özel
bankalar dahil
olmak üzere
ticari
bankacılığın
gelişimi ülkenin
makroekonomik
çevresi, özel
sektörün
gelişmemesi ve
hepsinden
önemlisi
devletin
ekonomide
fazlası ile
kontrolü
tarafından
sınırlandırılmıştır.
Devlet
Başkanı’na bağlı
olan Merkez
Bankası, banka
kurma ve dış
operasyonlar
için lisansları
vermekte,
bankaların
mevzuat
kapsamında
hareket
etmelerini
denetlemekte,
döviz kurunu ve
faiz oranlarını
da
belirlemektedir.
Ülkede borç,
iflas, teminat,
kefil ve ipotek
gibi konularda
yeni
düzenlemelere
ihtiyaç vardır.
Sigorta sistemi
ise henüz ülkeye
yerleşmemiştir.
Ziraat
Bankası’nın bir
iştiraki olan
Türkmen-Türk
Ticaret Bankası,
Türkmenistan’da
faaliyet
gösteren çok az
sayıdaki yabancı
bankadan
birisidir.
4.3.
DOĞAL
KAYNAKLAR VE
ENERJİ
Türkmenistan’ın
en büyük gelir
kaynağı olan
doğalgaz
üretimi, bir
devlet kuruluşu
olan
“Türkmengaz”
tarafından
gerçekleştirilmektedir.
Türkmenistan’ın
resmi kaynaklara
göre doğalgaz
rezervleri 2
trilyon m³,
petrol
rezervleri ise
400 milyon ton
seviyelerindedir.
2005 yılında 63
milyar m³
doğalgaz ve 9,5
milyon ton ham
petrol
üretilmiştir.
Türkmenistan,
2020 yılına
kadar enerji
sektörüne 60
milyar dolarlık
yatırım yaparak
yıllık üretim
kapasitesini 240
milyar m³
doğalgaz ve 100
milyon ton
petrol
seviyesine
çıkarmayı
hedeflemektedir.
Türkmenistan’ın
1989 yılında 90
milyar m³ olan
doğalgaz
üretimi,
ilerleyen
yıllarda pazar
bulunamaması ve
nakil hatlarının
yetersizliği
nedeniyle 1998
yılında 13
milyar m³’e
düşmüş, ancak
Rusya ve Ukrayna
ile yapılan
anlaşmalar ile
tekrar bugünkü
seviyelere
gelmiştir.
Türkmenistan,
2006 yılında
sattığı
doğalgazın bin
m³’ünün önce 44
USD’den 65
USD’ye daha
sonra ise 100
USD’ye
artırmıştır.
Eylül 2006
yılında Rusya
Federasyonu’na
2007-2009
yılları için bin
metreküpü 100
USD’dan 162
milyar metreküp
doğalgaz satma
anlaşması
imzalamıştır.
Türkmenistan’ı
Afganistan
üzerinden
Pakistan ve Hint
Okyanusu’na
bağlayacak olan
TAP Boru Hattı
Projesi de
gündemde olan
projelerden
olup, 1600 km.
uzunluğunda ve
33 milyar m³
kapasiteli
olması planlanan
bu hat ile
Türkmen gazı
Uzak Doğu
pazarlarına da
ulaşabilecektir.
Bunun yanısıra
Türkmenistan son
yıllarda yakın
ilişkiler
geliştirdiği Çin
Halk Cumhuriyeti
ile, 2006 yılı
başında 30 yıl
süreyle yılda 30
milyar m³
doğalgaz alımını
içeren bir
anlaşma
imzalamıştır.
Anlaşmaya göre
nakil hattı
inşaatı 2006
yılı sonuna
kadar
başlayacaktır.
(2007 yılı başı
itibarı ile
henüz inşaat
başlamamıştır)
Türkmenistan,
doğalgazın
yanısıra petrol
endüstrisini de
geliştirmek için
çeştli
girişimlerde
bulunmaktadır.
1990’lı yıllarda
3 milyon ton
seviyelerinde
olan petrol
üretimi, 2000’li
yıllarda 10
milyon ton
seviyelerine
çıkmıştır.
Sektöre daha
fazla yabancı
yatırım
çekilmesi
hedeflenmekte,
ancak
üretim-paylaşım
anlaşmalarının
içerdikleri
yabancı
ortaklara
getirilen
şartlar ve genel
olarak ülkedeki
yatırım
ortamının
yetersizlği buna
engel teşkil
etmektedir.
Ülkenin iki
rafinerisi olan
Hazar
kıyısındaki
Türkmenbaşı
Rafinerisi ve
Özbekistan
sınırındaki
Seydi
Rafinerisi, Türk
firmalarının da
yer aldığı
projeler ile son
yıllarda
yenilenmişlerdir.
Bunların
yanısıra, ülkede
sodyum sülfat,
krom sülfür,
kurşun, brom,
bentonit, tuz,
kükürt,
potasyum, kaya
tuzları, baz ve
nadir metaller,
sülestin, maden
suları, yapı
malzemeleri vb.
değişik türden
maden yatakları
da
bulunmaktadır.
4.4.
SON YILDA
EKONOMİYİ
ETKİLEYEN İÇ VE
DIŞ OLAYLAR
Yeni Devlet
Başkanı
Gurbanguly
Berdimuhammedov
yaptığı ilk
açıklamalarda
kendi döneminde
de önceki
dönemde takip
edilen ekonomi
politikalarının
izleneceğini
belirtmiş
olmasına rağmen,
uluslarası
çevreler doğal
kaynak zengini
ülkenin daha
açık bir
ekonomiye
geçmesi halinde
çok daha
başarılı
olacağını
belirtmektedirler.
Küçük
girişimciliğin
gözle görülür
bir harekete
geçmiş olması,
bu yönde bir
işaret olarak
algılanabilir.
2006 yılında,
Türkmenistan’ın
önemli gelir
kaynaklarından
biri olan
doğalgazın
ödemeleri
konusunda
Ukrayna ile bazı
anlaşmazlıklar
gözlemlenmiş
olup, bu gelirin
kesintiye
uğraması ile
Türkmenistan’ın
iç ödeme
dengeleri
bozulabilmekte
ve ülkede iş
yapan Türk
müteahhitlik
firmalarının da
istihkak ve
hakedişlerinin
gecikmesine
dolaylı olarak
etki
edebilmektedir.
|